İlişkiler, insanların duygusal ve psikolojik gelişiminde önemli bir yer tutar. Ancak, her ilişki sağlıklı bir şekilde ilerlemeyebilir ve bazı anlar, ilişkide geri dönüşü olmayan noktalar oluşturabilir. Bu noktada, psikolog ve ilişkiler üzerine uzman olan Profesör Dr. Selma Yıldız’ın açıklamaları herkes için kritik bir öneme sahip. Yıldız, ilişkilerde yaşanan sorunların ve kriz anlarının hangi durumlarda geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaştığını belirtti. İşte, ilişkilerin dinamiklerine dair bilinçli bir bakış açısı kazandıracak o çarpıcı görüşler.
İlişkilerde geri dönüşü olmayan nokta, iki tarafın birbirine olan güveninin tamamen kaybolduğu, daha önce yaşanan güzel anıların bile silinip gitmeye başladığı bir durumdur. Profesör Dr. Yıldız, bu noktaya ulaşmasına neden olan bazı davranışları sıralıyor. Yıldız’a göre, iletişim eksikliği en başta gelen sebeplerden biri. “İlişkiler, sağlıklı bir iletişim olmadan sürdürülemez. Eğer biri diğerinin duygularını ifade etmesini engelliyorsa ya da soruları cevapsız bırakıyorsa, zamanla güven duygusu zedelenir.” şeklinde ifade etti.
Bunun yanı sıra, kıskançlık ve kontrol mekanizması da bir ilişkiyi geri dönüşü olmayan bir noktaya taşıyabilir. İnsanların bir diğerinin hayatında aşırı müdahaleci olması, taraflardan birinin baskı altında kalmasına neden oluyor. “Kıskanma ve kontrol, genellikle sevginin bir işareti olarak görülse de, aslında birçok ilişkiyi tehdit eden davranışlardır.” diyen Yıldız, sağlıklı bir ilişkinin nasıl olması gerektiğine dair de önemli ipuçları veriyor.
Profesör Dr. Yıldız, geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşıldığında yapılacak ilk şeyin ilişkiyi sorgulamak olduğunu belirtiyor. “İlk adım, sorunun ne olduğunu anlamak olmalı. Partnerinle açık bir iletişim kurmalı ve hissettiğin duyguları paylaşmalısın.” diyen Yıldız, olumlu bir iletişim ortamı oluşturmanın, ilişkinin geleceği açısından hayati bir önem taşıdığını vurguluyor. Bu aşamada profesyonel bir destek almanın da oldukça etkili olabileceğine dikkat çekiyor.
Ayrıca, iki tarafın da ilişkideki rollerini ve beklentilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini dile getiriyor. “Her iki tarafın da eşit olarak katkıda bulunmadığı bir ilişki sağlıklı olamaz. Her birey, kendi hislerini ve ihtiyaçlarını ifade edebilmeli.” vurgusuyla, bir ilişki içerisinde denge kurmanın önemine değiniyor.
Profesör Yıldız’ın açıklamaları, birçok insanın yaşadığı karmaşık duygulara ayna tutuyor. İlişkilerde yaşanan sorunlar genellikle geçici gibi görünse de, zamanla geri dönüşü olmayan derin yaralar açabilir. Sağlam bir temel oluşturan sağlıklı iletişim, karşılıklı saygı ve anlayış, ilişkilerin sürdürülebilir olmasını sağlar. Unutulmaması gereken en önemli şey, çözülemeyen sorunların zamanla büyüyüp daha da karmaşık hale geleceğidir. Bu nedenle, daima açık bir iletişim ve empati içerisinde olmanın gerekliliği öne çıkıyor.