Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2023-2024 akademik yılı itibarıyla ülke genelinde diş hekimliği programlarıyla ilgili dikkat çeken bir karar aldı. Son günlerde artan mezun sayısı ve diş hekimliğine olan talebin dengesizliği nedeniyle YÖK, bazı diş hekimliği fakültelerinin kapanmasına yönelik adımlar atmaya başladı. Bu durum, hem öğrenciler hem de mezunlar arasında büyük bir endişeye yol açtı. Kapatılacak programların listesi ve bu kararı etkileyen faktörler ise, tartışma ortamını daha da kızıştırıyor.
Ülkemizde diş hekimliği eğitimi, son yıllarda önemli değişimlere uğradı. Her yıl birçok üniversite yeni diş hekimliği programları açarak mezun sayısını artırırken, diş hekimleri iş bulmakta zorluk çekmeye başladı. Bu durum, YÖK'ün dikkat çekmesine ve bazı programların kapatılmasına zemin hazırladı. YÖK’ün aldığı kararın arkasında yatan temel nedenlerin başında, sektörün ihtiyaç ve istihdam dengesinin sağlanması geliyor. Ülke genelindeki diş hekimliği programlarının kalitesi ve mezun sayıları, bu değişimi zorunlu kılmış durumda. YÖK, bu adımla birlikte, diş hekimliği eğitiminin kalitesini artırmayı hedefliyor.
Diş hekimliği programlarının kapanması, mezunlar ve öğrenci adayları arasında huzursuzluk yaratıyor. Uzun yıllar süren eğitim süreçlerinin ardından, kapanacak olan programlardan mezun olan öğrencilerin istihdam sorunu ile karşılaşabileceği endişesi hakim. Ayrıca, özel sağlık sektörü ve kamu hastanelerinde çalışma imkanlarının azalması, gelecekteki diş hekimliği mezunları için belirsizlik yaratıyor. YÖK yetkilileri, bu kararın sadece kapatılan programlarla sınırlı kalmayacağını ve sektördeki tüm dinamiklerin etkileneceğini vurguladı. Ancak, alınan kararların nasıl uygulanacağı ve mezun durumunun nasıl değerlendirileceği konusunda henüz net bir yol haritası belirlenmiş değil.
Öte yandan, diş hekimliği öğrencileri, bu durumu sosyal medyada ve çeşitli platformlarda tartışarak görüşlerini dile getiriyor. Öğrenciler, kapanan programların yanı sıra, mevcut öğrencilerin provizyon alabilme durumları ve mezuniyet süreleri gibi konular hakkında belirsizlik yaşadıklarını belirtiyor. YÖK’ün açıklamasıyla birlikte gözler, diş hekimliği alanında eğitim kalitesinin nasıl artırılacağına ve mezunların istihdamının nasıl sağlanacağına çevrildi. Yetkililerden gelecek net bilgiler ve izlenecek yol haritası, hem öğrenciler hem de diş hekimliği mezunlarının geleceğini şekillendirecek.
Bu durum, yalnızca eğitim alanında değil, aynı zamanda sağlık sektöründe de büyük yankı uyandırdı. Diş hekimliği fakülteleri, kapanan programların ardından mevcut programlarının kalitesini artırmak ve gelecek nesil diş hekimlerine donanım kazandırmak için yeni müfredat geliştirilmesi gerektiğini düşünüyor. Diş hekimliği alanında kaliteli bir eğitim almış mezunların yetiştirilmesi için atılacak adımlar, sektördeki genel istihdam dengesinin sağlanması açısından büyük önem taşıyor. YÖK, bu değişikliklerin ardından diğer sağlık alanlarındaki eğitim durumunu da gözden geçireceğini belirtiyor.
Sonuç olarak, YÖK tarafından alınan bu karar, diş hekimliği alanında derin bir dönüşüm ve gelişim sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Bu süreç, hem mevcut eğitim sistemine hem de mezunların geleceğine etki edecek. Diş hekimliği eğitiminin geleceğine dair belirsizlikler olsa da, bu sürecin sağlık sektöründeki kaliteyi artıracağı ümit ediliyor. Gelişmelerin takipçisi olmak ve mezunların haklarını savunmak adına yapılan tartışmaların, diş hekimliği alanında daha iyi bir gelecek için katkıda bulunması bekleniyor.